Altın Fiyatları Yükselirken Kuyumcular Gerçekten Para Kazanıyor mu?

altın-yukselişi

Kuyumculara en çok yöneltilen sorulardan biri, hatta toplumda yerleşmiş bir algı şudur:

“Altın fiyatları yükselince kuyumcular çok para kazanıyor, düşünce de çok kaybediyor.”

Zahiren böyle görünse de, kuyumculuk mesleğinin işleyişi bu algının çok ötesinde, farklı dinamiklere sahiptir. Çünkü altın, kuyumcunun ticaretini yaptığı bir mal, bir emtia olduğu için fiyat hareketleri kuyumcuyu sanıldığı kadar doğrudan etkilemez. Altının yükselmiş ya da düşmüş olması, kuyumcu açısından tek başına bir anlam taşımaz.

Bilezikci.com Kurucusu Gökhan Yılmaz

Bu yazı, Bilezikçi Kuyumculuk markasının sahibi ve Bilezikci.comun kurucusu Gökhan Yılmaz tarafından kaleme alınmıştır. Keyifli okumalar..

Kuyumcunun değerlendirmesindeki asıl kritik nokta elindeki toplam altın miktarıdır; yani gramaj…
Bir kuyumcunun “kâr ettim” diyebilmesi için, elindeki altının gram olarak artmış olması gerekir. Örneğin 5 kilo altını olan bir kuyumcu, zaman içinde bu miktar 5 kilo 100 grama çıkmışsa kârdadır. Aynı şekilde 4 kilo 900 grama düşmüşse 100 gram zarar etmiştir. Sektördeki temel mantık budur.

Bu nedenle kuyumcu, günlük altın kurundaki yükselişleri veya düşüşleri “kâr ettik – zarar ettik” diye değerlendirmez. Eğer durum böyle olsaydı, kuyumcular altın fiyatları yükselirken altın satmaz, düşerken de altın bozmazdı. Oysa pratikte hem yükseliş hem düşüş dönemlerinde satış ve alış işlemleri aynı şekilde devam eder.

Bunun sebebi, kuyumcunun ticaretinde esas olanın alış–satış marjı olmasıdır.

Kuyumcu Kârını Nasıl Hesaplar?

Örneğin;
Bir kuyumcu 1 gram külçeyi 5.800 TL’ye alıyor, 5.850 TL’ye satıyor. Kârı 50 TL’dir.
Ertesi gün altın 5.900 TL’ye çıkıyor, kuyumcu 5.900 TL’ye alıyor, 5.950 TL’ye satıyor. Yine kârı 50 TL’dir.
Fiyat düştüğünde de mantık aynıdır: 5.600 TL’den alır, 5.650 TL’den satar ve yine aynı marjı elde eder.

Yani kuyumcunun kârı fiyattan bağımsızdır; araya koyduğu sabit marjdan gelir.

Fiyatlar Hızla Yükselirken Kuyumcu Zarara Bile Girebilir

Altın fiyatları sert yükseldiğinde, yatırım altınına talep aşırı artar. Bu talebe yetişmeye çalışan kuyumcular bazen zarar bile edebilir.

Örneğin:
Kuyumcu müşteriye altının gramını 5.800 TL’den satmıştır. Yeniden alım yapmak için sarrafa gittiğinde fiyat 5.800 TL değil, 5.850 TL’ye çıkmış olabilir. Bazen 5.800 TL’ye sattığı altını 5.850 TL’ye geri almak zorunda kalır. Hatta bazı dönemlerde fiyat o kadar hızlı yükselir ki, satılan altının aynısını 5.900 TL’den bile bulamayabilir.

Bu nedenle sektör “bağlantı” adı verilen bir yöntem kullanır.
Kuyumcu sarrafını arayıp, “Bana şu kadar altın sat.” diyerek o anki kurdan fiyatı bağlatır. Parası daha sonra ödenir. Bu, kuyumcunun riskini azaltan bir yöntemdir; fakat her işlem için uygulanmaz.

Her satışta tek tek bağlantı yapılması mümkün değildir; hem sarraf hem kuyumcu için yorucu ve pratik olmayan bir süreçtir. Bu nedenle bağlantı genellikle belli bir toplam hacme ulaşıldığında yapılır.

Kâr ve Zarar Günlük Kur Değişimi ile Hesaplanmaz

Kur hareketleri bazı dönemlerde kuyumcuya kâr ettirebilir, bazı dönemlerde zarar ettirebilir. Ancak günün sonunda kuyumcu şu toplam değerlendirmeye bakar:
“Bugün şu kadar altın sattım, şu kadar kâr ettim.”

Kısacası kuyumculuk mesleği anlık fiyat değişimlerine göre yönetilmez. Eğer kuyumcu her dalgalanmayı “kâr mı zararı mı?” diye düşünerek değerlendirirse, alış ve satış süreçlerini sağlıklı yönetemez hale gelir.

Peki Altın Fiyatı Yükselmesi Hiç mi Kâr Ettirmiyor?

Kuyumcunun sermayesi altındır.
Altının fiyatı yükselince bu ancak şu durumlarda “kâr” sayılır:

  • Kuyumcu elindeki tüm altını satar,

  • Bu parayla başka bir yatırım, gayrimenkul veya ticaret yapar,

  • Yani altın sermayesinden tamamen çıkar.

Bu durumda altının değer kazanması, tıpkı bir yatırımcı gibi kuyumcuya da kâr sağlar.
Ama günlük işleyişte altının 5.500 TL’den 5.800 TL’ye çıkması, kuyumcu açısından gerçek bir kazanç anlamına gelmez; çünkü elindeki altın miktarı değişmemiştir — sadece fiyat değişmiştir.

Bu nedenle kuyumcu için önemli olan:
“Elimdeki altın gram olarak arttı mı, azaldı mı?”
sorusudur.

Nominal fiyat artışı ise ancak sermayeden çıkıldığı zaman anlam kazanır.

Bu içeriklerimiz de ilginizi çekebilir;

Çeyrek ve Sarrafiye Altınlarında İkinci Baskı Ne Demektir?

Kriz Dönemlerinde Altın Talebi ve Altın Sosyolojisi

Neye Yatırım Yapmalıyım; Altın, Ev, Arsa?

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Kuyumculuk sektöründeki uygulamalar firmadan firmaya ve piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Bilezikci.com, yer alan bilgilerin kullanımından doğabilecek sonuçlardan sorumlu değildir.
IdeaSoft® | E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.