Altın Kararır mı? Altın Takılarda Kararma Gerçeği

Altının kendisi hiçbir şekilde kararmaz! Okuyunca şaşıracaksınız ama tekrar edelim: Altın hiçbir şekilde kararmaz. Altın madeninin kıymetli olmasının başta gelen sebeplerinden biri, zaman içerisinde değişime uğramamasıdır. Yani yüzyıllar bile geçse, altını koyduğunuz bir yerden çıkardığınızda altın tüm ihtişamı ve ışıltısıyla kendini gösterir.
Bu yazı, Bilezikçi Kuyumculuk markasının sahibi ve Bilezikci.com'un kurucusu Gökhan Yılmaz tarafından kaleme alınmıştır. Yılmaz, altının neden kararmazken altın takılarda renk değişimi yaşanabildiğini, kuyumculuk tecrübesine dayanarak açıklar. Amaç, kullanıcıların altını daha doğru tanımasını sağlamaktır. Keyifli okumalar.
Altının en temel özelliklerinden biri kararmamasıdır. Bu yüzden soruyu ya da açıklamayı aslında şöyle yapmak gerekir:
Altın takı neden kararır? veya Altın takı kararır mı?
Aslında sorulması gereken soru ve aranması gereken cevap tam olarak buradadır.
Altın Kararmaz, Altın Takılar Kararabilir
Altın takılarda renk solması, kızarıklık ve kararma süreçleri görülebilir. Altında böyle bir durum yokken, altın takılarda neden bu tür değişimler yaşanır?
Altın takılar 24 ayar saf altından yapılmadığı için, ayarı düşürülerek 22 ayar, 21 ayar, 18 ayar, 14 ayar, 10 ayar ve 8 ayar olarak imal edilir. Her ayar düşüşü, altının içerisine daha fazla katkı maddesi katılması anlamına gelir.
Kararma, solma ve kızarma dediğimiz durumları oluşturan unsur da altının kendisi değil, altın takıların içerisine katılan bu katkı malzemeleridir.
Katkı Metallerinin Etkisi
Bu katkı malzemelerini iki gruba ayırmak mümkündür:
- Zaman içerisinde değişime uğramayanlar
- Zaman içerisinde değişime uğrayanlar
Değişime uğramayan katkılarda kararma problemi de görülmez. Örneğin 22 ayar altınlarda yoğunlukla bakır kullanılır. Bakır madeni, kendi alaşımsal yapısı nedeniyle zaman içerisinde kararma problemi yaratmaz. Ancak bakırdaki baskın kırmızılık, altın takıların da kırmızıya çalmasına neden olur. Bu nedenle özellikle altın bileziklerde bakır yoğun olarak tercih edilir.
Aşağı doğru ayar düştükçe kullanılan katkılar da çeşitlenir. Bunların en yaygın olanları alaşım (alloy) ve gümüştür. Alloy, kimyasal süreçlerden geçirilmiş bir alaşım olduğu için kalitesi, altın takının zaman içerisindeki davranışını doğrudan belirler. İyi bir alloy ile yapılan altın takılarda kararma ve kızarma problemi nispeten daha az görülür.
Gümüş de benzer şekilde, doğru kullanıldığında kararma problemi düşük olan bir katkı maddesidir.
Altının Saflığı ve Üretim Kalitesi
Altın takılarda kararmayı belirleyen unsurlar yalnızca kullanılan katkı metaller değildir. Altın takıda kullanılan altının saflığı ve temizliği de son derece önemlidir.
Eğer altın takılar saf 24 ayar altından, kuyumculuk tabiriyle has altın kullanılarak üretilmişse; bu altın temizlenmiş, saflaştırılmış ve yeniden mamul hale getirilmiş olur. Bu durum, takının kalitesini belirleyen önemli faktörlerden biridir.
Buna karşılık 14 ayar hurda altından yeniden üretilen takılarda, ilk üretim sürecinde kullanılan katkılar tekrar işleme tabi tutulduğu için, saf altından yapılan takılarla aynı sonucu vermez. Bu da altın takılarda renk ve kararma sürecini etkileyen önemli faktörlerdendir. Ayrıca üretim teknikleri, kullanılan malzemeler ve işçiliğe gösterilen hassasiyet de altın takının kalitesini ve renk sürecini belirler.
Dış Faktörler ve Kullanım Şartları
Altın takılarda kararmaya neden olan dış faktörler de vardır. Örneğin:
- Hava almayan ortamlarda muhafaza edilmesi
- Altın olmayan takılarla yan yana saklanması
- Nem yoğunluğu olan alanlarda bulundurulması
Bu koşullar zaman içerisinde solma ve kararmaya yol açabilir.
Kararan Altın Takılar Temizlenebilir mi?
Altın takılar karardığında “Temizleyebilir miyiz, eski rengine döner mi?” sorusu sıkça sorulur. Ancak bunu tek bir çözümle açıklamak mümkün değildir. Her takının üretim süreci kendine özgüdür ve temizlik de bu sürece bağlı olarak değerlendirilmelidir.
Özellikle 22 ayar bileziklerde sabunlu suyla yıkama, zamanla oluşan toz ve kiri alarak bir miktar parlaklık sağlayabilir. Buradaki durum çoğu zaman gerçek bir kararma değil, kullanım sonucu oluşan yüzey tortusudur. Bu tortu temizlendiğinde, sabun, deterjan ya da karbonat gibi yöntemlerle belirli bir açılma sağlanabilir.
Ancak bazen müşterilerimiz bileziklerini getirdiğinde bizler bile şaşırıyoruz. Rengi oldukça farklı bir hal almış olabiliyor. Detaylı sorgulandığında, günümüzde kullanılan bazı keskin deterjanların altın takılara ciddi zarar verdiği görülmektedir. Rutin ve doğal temizlik malzemelerinde ise bu problem genellikle yaşanmaz.
Cila, Parlaklık ve Geri Dönüşü Olmayan Kayıplar
Daha düşük ayarlı ya da mücevherat tarzı ürünlerde yıkama ve temizlik işlemleri çoğu zaman yeterli olmaz. Çünkü bu ürünlerde parlaklığı sağlayan en önemli unsur, üretim sürecindeki cila işlemidir.
Altın takının iyi cilalanmış olması, parlaklığını ve ışıltısını veren temel unsurlardan biridir. Ancak zamanla bu cila yüzeyinde çizilmeler ve tabakalar oluşur, bu da parlaklığın azalmasına neden olur. Gözlük bezi gibi yumuşak bezlerle silmek sınırlı bir temizlik sağlar; kalıcı parlaklık ancak kuyumcu ya da tamir atölyelerinde yapılan cila işlemiyle mümkündür.
Burada önemli bir detay vardır:
Cila işlemi, altının yüzeyine zımpara vurulması anlamına gelir. Bu da gramaj kaybına yol açar. Bugünkü altın gram fiyatı baz alındığında, bilezikten çok küçük bir ölçüde bile eksilme, yaklaşık 500–600 lira gibi ciddi bir rakama karşılık gelebilir. Bu nedenle bu konuda dikkatli ve bilinçli davranmak gerekir.
Kullanım Alışkanlıkları Belirleyicidir
Altın takıların uzun ömürlü olması için kullanım şekli çok önemlidir. Ağır temizlik yaparken, bahçe işleriyle uğraşırken ya da teknik el işleri sırasında takıların çıkarılması, altının ömrünü ciddi şekilde uzatır. Temiz kullanılırsa temiz kalır, özensiz kullanılırsa diğer tüm eşyalar gibi kirlenir.
Zincir, kolye ve gerdanlık gibi takılarla banyo yapmak veya duş almak da altının ışıltısını zamanla azaltır. Aynı durum küpeler ve diğer altın takılar için de geçerlidir.
Kullanılmadığı zamanlarda altın takıların muhafazası da önemlidir. Tüm takıların tek bir kesenin içine doldurulması, hem kararma hem de kırılma, yamulma ve deformasyon riskini artırır. Bu şekilde muhafaza edilen altınlardan takı olarak yüksek verim beklemek doğru değildir.
Bu içeriklerimiz de ilginizi çekebilir;
Kuyumculukta Altın Güvenliği ve Gelebilecek Tehditler
Altını Ucuza Nereden Alabilirim?
Kaplama Takılar ve Altın Takılar Arasındaki Farklar






