Eski Bileziği Yenisiyle Değiştirirken Neden Fark Ödenir?

eski bilezigi yenisiyle değiştirirken neden fark öderim
Müşterilerimizin mağazalarımızda en fazla karşılaştıkları ve bazen de sitem ettikleri süreçlerden biri; ellerinde olan eski bileziği getirip, yenisiyle değiştirmek istemeleridir. Bu gayet normal bir durumdur. Ama müşterilerimizin büyük bir kısmı; kendi verdiği bileziğin gramında yeni bir bilezik almak istiyor ve arada bir fiyat farkı oluşması noktasında anlam karmaşası ortaya çıkabiliyor. Bu durumu detaylarıyla ele alacağız..

Bilezikci.com Kurucusu Gökhan Yılmaz

Bu yazı, Bilezikçi Kuyumculuk markasının sahibi ve Bilezikci.com’un kurucusu Gökhan Yılmaz’ın sektöre dair bilgi ve tecrübelerinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Keyifli okumalar…

Nihayetinde müşteri haklı olarak şöyle düşünüyor: "Benim bileziğim 7 gram, karşılığında bana yine 7 gram bilezik vermeniz gerekiyor. Neden üzerine fark istiyorsunuz?”

Bu durum, süreçlerin eksik anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Belki de geçmişte yanlış yönlendirmeler yapılmıştır, buna değinmek gerekir.

Kullanılmadığı Sürece Gramı Gramına Değişim Olur mu?

Bu birebir değişim yanılgısı genellikle şöyle oluşuyor: Özellikle ebeveynler, çocuklarının düğün süreçlerine hazırlık olsun diye önceden bilezik topluyorlar. Annemiz, teyzemiz, halamız; "Şimdiden 15 gramdan 5 tane burma bilezik alayım, kenara koyayım" diyebiliyor..

Kuyumcu meslektaşlarımız da o dönemde malı satarken ve bizim de şahit olduğumuz bir süreç olarak şunu söylüyorlar: "Bu bileziği kullanmadığın sürece, günü geldiğinde gramı gramına değiştiririz."

Yıllar geçip çocuk evleneceği zaman; gelin hanım o eski model bileziği değil, günün modası olan yeni bir bileziği istiyor. Aile de kuyumcunun o eski sözüne güvenerek "Gramı gramına takas" talep ediyor. Kuyumcular aslında o "aynı tür" ve "kullanılmamış" bileziği değiştirirken fark almazlar. Ancak müşteri, kullanılmış bir bileziği verip yepyeni ve farklı işçilikli bir model istediğinde işin rengi değişir.

Teknik Gerçek: Hurda Değeri vs. İşçilikli Ürün

Ortada çok temel bir ticari realite var: Müşterinin elindeki bilezik "kullanılmış" olduğu için, kuyumcu onu alırken tamamen "has altın değeri"  üzerinden hesaplar. Yani; Altın Değeri x 0.916 formülüyle saf altın karşılığı bulunur.

Ancak müşterinin alacağı yeni bilezikte iki tane maliyet faktörü devreye girer:

1) İşçilik Maliyeti: O bileziğin atölyede üretilmesi, işlenmesi ve vitrine gelmesi için harcanan bir emek ve maliyet vardır.

2) Kuyumcu Kârı: Sonuçta bu değişimden dolayı kuyumcunun bir ticari kâr talep etmesi, üzerine makul bir kâr eklemesi kaçınılmazdır. Bu, ticaretin doğasında olan bir şeydir.

Burada müşteriyi yanıltma veya "sistemi halletme" durumu yoktur. Eski ürün hurdaya giderken, yeni ürünün üzerindeki emeğin bedeli ödenmek zorundadır.

Makul Fark Ne Kadar Olmalı?

Müşterilerimizin aklındaki asıl soru şudur: "Tamam fark ödeyeceğim ama ne kadar ödemeliyim? Kazıklanıyor muyum?"

Afaki bir örnekle somutlaştıralım: Elinizdeki 10 gramlık bir bileziği verip, yine 10 gramlık (benzer tarzda) yeni bir bilezik almak istediğinizde ortaya çıkan fark ne olmalıdır?

Burada takriben %2 civarında bir bedel (fark), makul ve kabul edilebilir bir rakamdır.

Bu oran tabii ki bölgeye, kuyumcunun satış politikasına veya istediğiniz ürünün işçiliğinin çok yüksek olup olmamasına göre farklılıklar gösterebilir. Ancak ortalama %2 gibi bir değer farkını (gram başı veya toplam tutarda) kabullenmek, ticaretin sürdürülebilirliği ve ürünün yenilenmesi için gereklidir. 

Bu içeriklerimiz de ilginizi çekebilir;

Kuyumcular Hurda Altınları Tekrardan Satar mı? Uygulama, Etik ve Tüketici İçin Notlar
Türkiye’de Kuyumculuk Sektörü: Kuyumcu Sayısındaki Artışın Sebepleri 
Kuyumculukta Altın Güvenliği ve Gelebilecek Tehditler

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Kuyumculuk sektöründeki uygulamalar firmadan firmaya ve piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Bilezikci.com, yer alan bilgilerin kullanımından doğabilecek sonuçlardan sorumlu değildir.
IdeaSoft® | E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.