Kuyumcu Ortaklıkları Nasıl Kurulur? Sermaye ve Meslek Dengesi

Kuyumcu mağazaları ve atölyeleri nasıl kurulur, ortaklıklar neye göre şekillenir? Dışarıdan bakıldığında pek bilinmeyen bu yapının aslında tek bir merkezi vardır: sermaye. Kuyumculuğun özü, süreci, mantalitesi ve merkeziyeti altındır; altın da sermaye demektir.
Bu yazı, kuyumculuk sektöründeki ortaklık yapılarını, mağaza ve atölye tarafındaki sermaye dengelerini uzun yıllara dayanan sektörel deneyimiyle aktaran Bilezikçi Kuyumculuk'un sahibi ve Bilezikci.com'un kurucusu Gökhan Yılmaz tarafından kaleme alınmıştır. Keyifli okumalar…
Eskiden Kuyumcu Açmanın Önceliği Meslek Bilgisiydi
Günümüzde kuyumcu açmakla 20 yıl önce, 40 yıl önce kuyumcu açmak; hatta 20'şer yıl değil, 5'er yıllık dönemler bile birbirinden çok farklı süreçlerdir.
2000'li yıllardan önce ülkemizde kuyumculuk daha çok ihtiyaçlara binaen her yerde var olan bir meslekti: kasabalarda, ilçelerde, semt merkezlerinde. Eczane gibi, kasap gibi, market gibi olmazsa olmaz mesleklerden biriydi. O dönemde kuyumcu açmanın birinci önceliği mesleki bilgiydi. Sermayeden ziyade, kuyumculuk mesleğini bilen ve icra eden yetişmiş insanlar, sınırlı da olsa insanların ihtiyacı olan altınları ellerinde bulundurur ve sunardı. Malın bir kısmı da ön sipariş şeklinde yürüyen bir yapıyla devam ederdi.
Kuyumcularda Sermaye Gücü Nasıl Arttı?
Zamanla birkaç etken bir araya geldi ve kuyumculardaki sermaye çeşitliliğini ve gücünü artırmaya başladı:
Türkiye'de ekonomik süreçlerin iyileşmeye başlaması; Müslüman toplumda faiz yasağından dolayı bankalara karşı bir önyargı olması ve bazı insanların ellerindeki değerleri kuyumcularda emanet olarak saklaması; gurbetçilerin, Avrupa'nın katı vergi sisteminden dolayı nakit ve likit tuttukları paraları kuyumcularda tutması; ve altının günlük kullanımdan ziyade yatırım aracı olarak ön plana çıkmaya başlaması.
Bu sermaye gücü, rekabetin artmasıyla birlikte müşteriye de gösterilir hale geldi ve kuyumcular vitrinlerini, iş yapış biçimlerini buna göre uygulamaya başladı. Bunu özellikle şunun için anlatıyoruz: Kuyumculuk daha önce mesleki bilgiyle alakalı bir süreçken, günümüzde sermaye kuyumculuğun olmazsa olmazıdır. Bu yalnızca mağazacılık için değil; atölye ve üretim tarafında da sermayesiz üretim yapabilmek çok zor yürümektedir.
Kuyumcu Mağazalarında En Yaygın Yapı: Aile Ortaklığı
Kuyumcu mağazalarının genel durumunu incelediğimizde, aile ortaklığının yoğun bir pay tuttuğunu görürüz. Ailenin kurduğu, 3-5 kardeşin bu işi yaptığı; ayrı ayrı yerlerde veya bir yerde beraber çalıştıkları yapılar, kuyumculukta en fazla ön plana çıkan modeldir.
İkinci Sırada: Meslek Bilen ile Sermaye Sahibinin Ortaklığı
Aile ortaklığının dışında, kuyumcu mesleğini bilen kişiyle sermaye sahibinin ortaklığı sonucu faaliyet gösteren pek çok mağaza vardır; sektörde belki de ikinci sırada diyebiliriz.
Model basittir: Birilerinde sermaye var, altın var; birileri de kuyumculuk işini biliyor. İkisi bir araya geliyor. Burada sermaye sahibinin ortaklık oranı daha yüksek, mesleği bilenin payı kısmen daha düşük olur. Mesleği bilen kişinin aynı zamanda sermayesi de varsa, buna göre yüzdesel olarak kurulmuş ortaklıklar da mevcuttur.
Bunların haricinde 2-3-4 kişinin eşit oranda sermaye koyarak kuyumcu açtığı durumlar da vardır; ancak bu, sektörde yok denebilecek kadar azdır.
Atölye Tarafında Sermaye Neden Şart?
İmalat ve atölye tarafına geldiğimizde, atölyelerin bugün altınsız üretim yapabilme imkanı ne yazık ki çok zor veya yok denecek kadar azdır.
Bunun sebebi sektördeki borç döngüsüdür. Atölyeciler altını üretir, toptancıya veya mağazacıya verirler; ama verdikleri altının tamamını genelde hemen alamazlar. Beş kilo üretip vermişlerse üç kilo, dört kilo altın alırlar. Yani hem uzun vadeli hem kısa vadeli mutlaka bir borç döngüsü oluşur. Önden altın alıp imalat yapmak çok zor yönetilebilen bir süreç olduğu için atölyeci altını kendi imal eder, verir, karşılığını altınla alır. Bunun için de mutlaka bir sermaye gereklidir.
Atölye Ortaklıkları Nasıl Şekillenir?
Kuyumcu atölyelerinde, meslek bilgisine sahip iki, üç, dört kişinin ortak bir imalathane açma kültürü yaygındır.
Ayrıca kuyumcu mağazalarının sermaye gücünden dolayı, mağaza sahibinin iş bilen bir imalatçıyla ortaklık kurduğu yapılar da mevcuttur. Burada da ortaklık sermaye merkezli olduğu için mağaza tarafının oranı daha yüksek, imalat tarafını bilen kişinin payı kısmen daha düşüktür.
İmalat tarafına sektör dışından ortaklık ise çok sınırlıdır. Çünkü imalat riskli ve bilgi isteyen bir alandır; mağazacılık gibi değildir. Oradaki ortaklıklar daha çok sektör içindeki kişilerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.
Ortaklıkta Teraziyi Belirleyen: Sermaye
Bu ortaklıklar belirlenirken mesleki tecrübe belli bir yüzdelik paya denk gelir; ama aslolan, her şekilde sermayedir. Kuyumculukta ortaklıkları ana belirleyen usul sermayedir.
"İş bilen kişi olarak ben emeğimi koyayım, sen de sermayeyi koy" şeklinde kurulan ortaklıklar çok sınırlıdır. Çünkü sermaye ön planda olduğu için mesleki bilginin tek başına o kadar bir karşılığı yoktur; terazide yarı yarıya gelecek bir ağırlık yapamaz.
Kuyumculukta ortaklık yapılarının haritası nettir: Mağaza tarafında ilk sırada aile ortaklıkları, ikinci sırada meslek bilenle sermaye sahibinin ortaklığı gelir; eşit sermayeli ortaklıklar yok denecek kadar azdır. Atölye tarafında ise borç döngüsü nedeniyle sermayesiz üretim neredeyse imkansızdır ve ortaklıklar çoğunlukla sektör içinden, meslek bilen kişiler arasında kurulur.
Eskiden kuyumcu açmanın birinci önceliği mesleki bilgiyken, bugün tablo değişmiştir: Kuyumculuğun merkezinde sermaye vardır ve ortaklık terazisinde ağır basan taraf her zaman sermayeyi koyan taraftır. Mesleki tecrübe değerlidir, belli bir paya denk gelir; ancak tek başına sermayeyle eşit ağırlık oluşturamaz.
Kuyumculuk sektörünün işleyişini doğrudan işin içinden bir kuyumcunun ağzından öğrenmek, bu alana dair daha sağlıklı değerlendirme yapmanızı sağlar. Bilezikci rehberlerinde bu yaklaşımı bulabilirsiniz.
Bu blog içeriklerimiz de ilginizi çekebilir;
Has Altın ile Külçe Altın Arasında Fark Var mıdır?
Eski Bileziği Yenisiyle Değiştirirken Neden Fark Ödenir?
Düğün Sezonu Altın Fiyatlarını Yükseltir mi?




